Osman Bey Kimdir

Osman Bey.

osmanbeyTürk beyi, Osmanlı Devleti’nin kurucusu. 1258’de Söğüt’te doğduğu sanılmaktadır. Bursa Yenişehiri’nde öldü. Kimi kaynaklarda adı Otman ya da Ataman’dır. Bir görüşe göre “Osman”, bu adların İslam’laştırılmış biçimidir. Oğuzların Bozok kolunun Kayı Boyu Başkanı Ertuğrul Gazi’nin küçük oğludur. Annesi Halime Hatun, bir Türkmen soylusuydu. Yaşamının ilk dönemi için pek az bilgi vardır. Gençliğinde “Kara Osman Bey” diye anıldı ve cesaretiyle ünlendi. Eskişehir’in İtburnu Köyü’nde oturan Şeyh Edebâlî’nin kızı Bâlâ (ya da Râbia) Hatun’a tutuldu. Edebâlî, Türkmenler’le Tekfurlar’ın savaşmalarından tedirgin olarak ailesi ile Eskişehir’den ayrıldı. Ertuğrul Gazi’nin yurduna göçtü. Edebâlî, göçebe geleneklerine bağlı, İslam kurallarına yeterince ısınmamış Kayılar’la akraba olmaya güç karar verdi. Osmanlı kaynaklan bu evliliğin, Osman Bey’in gördüğü bir düşten sonra gerçekleştiğini belirtir.

Osman Bey, babasının yaşlılık döneminde Kayılar’ın yönetimi sorumluluğunu yüklendi. Ertuğrul Bey 1281’de ölünce, boy ileri gelenleri tarafından uç beyi ve boy başkanı seçildi. Bir süre babasının barışçı tutumunu izledi. Ancak yaylaya gidiş dönüşlerde saldırılarını eksik etmeyen Angelo Coma (İnegöl) tekfurunun büyük bir saldırıya hazırlandığını öğrenince ondan önce davrandı. 1284’te Ermeni Derben-di’nde (Pazaryeri) Abdurrahman Gazi, Konur Alp, Aykut Alp, Akçakoca gibi boy büyükleri ile Kayılar’ ın ilk savaşını yönetti. Bu kanlı hesaplaşmada, yeğeni Bay Hoca şehit düştü. Kısa bir süre sonra ikinci bir savaş yapıldı ve İnegöl’e yakın Kolça Kalesi alındı. Yayla mevsiminde boy halkının değerli eşyalarını kalesinde saklayan Bella Coma (Bilecik) tekfuru ile dostluğu korumaya çalıştı. 1288’de yöredeki tekfurlara karşı giriştiği Erice Savaşı’nda kardeşi Sara Yatı (Savcı) şehit oldu. Osman Bey, önemli bir zafer kazanarak Söğüt’e döndü. Anadolu Selçuklu sultanı II.Mesud, bu başarısı üzerine uç beyliği verdiğini belgeleyen bir ferman gönderdi. 1289’da, Kara Balaban Çavuş, Anadolu Selçuklu sultanının övücü sözlerini içeren yeni bir ferman ve tuğ, alem, kılıç, gümüş takımlı at gibi değerli ödüller getirdi. Fermanda, kendisinden “Osman Şah Bey” diye söz ediliyordu.

Tekfurların bir daha toparlanmalarına fırsat bırakmamak için 1290’da Nicea (İznik) yöresine bir baskın düzenledi. 1291’de de Karacahisar (Sultanönü) Kalesi’ni aldı. Buradaki kiliseyi camiye çevirtti. Dursun Fakih’i kadı atadı. Karacahisar’da okunan hutbelerde Osman Bey’in adına da yer verilmeye başlandı.

Bu gelişmeler önemliydi. Bağımsızlığı ve boy başkanlığından beyliğe geçişi gösteriyordu. Ankara dolaylarındaki Ahiler’le yakın ilişki kurdu. Kendisi de Ahilik’i benimsedi. Böylece Anadolu’nun her yöresindeki Ahiler’in, para ve gönüllü yollamalarını sağladı. Sonra, Harmankayası Tekfuru Köse Mihal’in önerisine uydu, Göynük, Taraklı Yenicesi ve Mudurnu’ya akınlar düzenledi. 1298’de Bilecik’i ele geçirdi. Ardından, Turgut Alp İnegöl’ü, kendisi de Yarhisar’ı aldı. Yarhisar tekfurunun kızı Holophira tutsak edilerek Söğüt’e getirildi. Nilüfer adı verilerek Orhan Bey’le evlendirildi.

1299’da İlhanlılar, Anadolu Selçuklu Sultanı III.Keykubad’ı tutsak edince “Emaret” (bağlı beylik) denen Karasi, Saruhan, Aydın ve Menteşeoğulları gibi Kayılar da bağımsız kaldılar. Osman Bey bu fırsatı iyi değerlendirdi. Kardeşi Gündüz Bey’e Eskişehir’i, oğlu Orhan’a Karacahisar’ı, Edebâlî’ye de Bilecik’i dirlik verdi. Kendi ailesini de Bilecik’e yerleştirdi. 1300-1301 yıllarında Söğüt’ün batısında yeni topraklar ele geçirdi. Bursa yolunu tutan Yenişehir’i ve Yundhisar’ı alarak Yenişehir’de üslendi. Hedefi İznik ve Bursa idi. 1303’te birkaç küçük kaleyi daha aldıktan sonra İznik’i kuşattı. İznik, Osman Bey’in gördüğü en büyük kaleydi. Üstelik kuşatma araçlarından da yoksundu. Kentin çevresini yağmaladı. Kalenin karşısına basit bir palanga yaptırıp bir miktar asker bırakarak geri döndü. Üç dört yıl savaşa çıkmadı. Porsuk kıyısından Gemlik kıyılarına dek, Sakarya ve Karasu ırmaklarının suladığı zengin ovalan, elverişli yaylaları elde etmişti. Yayla yolunu kesen tekfurlar yoktu. Yenişehir, Bilecik, Söğüt ve Pazaryeri’nde zengin pazarlar kuruluyordu. Ancak bu kez, tehlikenin yakınlığını gören yöredeki tekfurlar 1306’da Bursa tekfurunun başkanlığında toplanarak saldırı karan aldılar. 1307’de Bophaeon (Koyunhisan) Kalesi önündeki savaşta düşman bozuldu. Osman Bey’in ağabeyi Gündüz Alp, yeğeni Aydoğdu ve birçok asker şehit oldu. Kaçan tekfurlar, Lopadion (Uluâbâd) Kalesi’ne sığındılar. Osman Bey, bu çevredeki Kestel, Kite kalelerini aldı. Tekfurların yanlış hesabı, ona çok şey kazandırdı.

Bu sırada, Karasioğuiları da, donattıkları yelkenlilerle Osman Bey’in karadaki güçlenişine paralel olarak Marmara’da üstünlük kurma peşindeydiler. Bu rastlantı, Bizanslılar’ı yanılgıya düşürdü. Gemilerin, ününü yeni duymaya başladıkları Osman Bey’e ait olduğunu sandılar. İlhanlı Hükümdarı Olcaytu’ya gelin giden Prenses Maria, yolculuğunun ilk durağı olan İznik’te, Osman Bey’e “İlhanlılar’ın öc alacağı” tehdidini savurdu. Ancak bu, 1310’da Osman Bey’in İznik yakınlarına yeni bir akın düzenlemesini önleyemedi. Sonra, dostu Köse Mihal’in rehberliğinde Uludağ eteklerine akınlarda bulundu. 1313’te Lefke (Osmaneli), Mekece hisarlarını aldı. Sakarya vadisindeki tekfurları kendisine bağlı kalmaları koşulu ile yerlerinde bıraktı. Samsa Çavuş’u da bölge komutanlığına atadı. Kısa bir süre sonra Pamukova ve Geyve de alındı. Karasu Derbendi aşılarak Akova’ya ulaşıldı.

1314’te Bursa ilk kez kuşatıldı. Osman Bey, kalenin iki tarafına iki palanga yaptırarak kenti ablukaya aldı. Yakın Rum köyleri, bağlılık bildirdiler. Ancak Anadolu’da, doğudan batıya doğru yeni bir göç dalgası başlayınca Osman Bey Bursa kuşatmasından vazgeçti. Çavdaroğlu Tatarları, bölgeye girerek asayişi bozdular. Karacahisar pazarını basan bu çetelere karşı Orhan Bey 1317’de önemli bir savaş verdi. Başarısından ötürü Osman Bey tarafından bir süvari birliği ile Sakarya vadisine gönderildi. Orhan Bey, Akçakoca, Konur Alp ve Samsa Çavuş’un değişik kollardan yürüttükleri harekâta katıldı. Sapanca Gölü havzası, Akyazı, Nicomediea (İzmit) dolayları alındı. Orhan Bey 1321’de Mudanya’yı ele geçirdi.

Osman Bey, son birkaç yılını Yenişehir’de hasta olarak geçirdi. Bursa’nın alınması başlıca emeliydi. Kentin kuşatılmasını Orhan’dan istedi. Orhan Bey, 1324’te Atranos’u (Orhaneli) aldıktan sonra Bursa’yı kuşattı. Bursa Kalesi ancak 1325 sonlarına doğru alınabildi. Orhan Bey bu müjde ile Yenişehir’e ağır hasta olan babasının yanına döndü. Osman Bey’in ölümünden sonra cenazesi Söğüt’e götürülerek babası Ertuğrul Gazi’nin yanına gömüldü (sonradan, Bursa’ya, Gümüşlü Kümbet’e taşınmıştır).

Osman Bey, sade yaşamayı seven, halka eşit ve adil davranan, uyruğuna giren Rumlar’a hoşgörüsünü esirgemeyen, bu nedenle bölgede sarsılmaz bir güven kazanan, komşu Türk Beyleri ile çatışmaktan kaçınan bir yöneticiydi. Döneminde beyliğin başlıca gelirleri, denetimi ve güvenliği sağlanan pazar ve panayırlardan toplanan bâc-ı bâzâri (pazar vergisi), boy halkından alınan ağnam resmi (hayvan vergisi) ve savaşlarda ele geçen ganimetlerin beşte biri (pençik resmi) idi. Bu gelirler çoklukla savaşçı yiğitlerin giderlerini karşılamada, küçük bayındırlık ve hayır işlerinde kullanılırdı.

“Osman Bey Kimdir” için 3 cevap

Yorumlar kapatıldı.